başlıksız

-intihar edebilecek iradeye sahip olanlar mı güçlü insanlardır, hergün aynı rutine uyanabilmeye cesaret edip,yaşamlarını sürdürmeye devam edenler mi yoksa.

-içilen bir paket taze sigara.

-ve yatağa uzanıp uyuya kalmış turuncu saçlar.

-insan kendinden bile nefret ederken nasıl herhangi bir şeyi sevebilir ki oysa.

birşeylere inanabilir ya da nasıl bir fotoğrafta gülümsemeyi becerebilir.

-ya da bir kadınla sevişebilir.

-saksıda ki hayatından, oldukça memnun gözüken fesleğen bile ölürken. 

kinayanbeyin

2 Dec 2011 / 1 note

Merak etme ey güzel;bu sular durulur,bizden adam olur.

Okuyalım hayatımız kurtulsun,çalısalım eve ekmek getirelim,koşalım yetişelim,büyüyelim onlara biz bakalım,öğrenelim biz yapalım,gidelim güzel olsun,özleyelim ağlayalım,ağlayalım sarılalım,sarıldıkça hayal edelim,ardından gerçekleşelim, hop ayrılalım,dayanamayalım haziran sonu sıcaklarıyla gel  kavuşalım.                                    


                                                                                            Megzillla

2 Dec 2011 / 0 notes

Gün Işığı

Her gün yeniden doğmak, hissetmek, dokunmadan başka bedenlerde ruhları okşamak. Çok sık olan bir şey değildir aslında, ama olduğunda unutulmaz olarak sizde yerini hep alır. Göz göze gelmek yok, dokunmak yok, nefesi boynunda da hissetmek yok. Bildiğin ve gerçek olan tek şey duyduğun sestir. İnanmak istersin bir yandan da inanmak istemezsin, rüya dersin gerçektir, hayal dersin doğrunun ta kendisidir. Son gün aydınlanır, gözün açık gördüğün rüya, gün ışığı ile uçup gider.

Cepliadam 

2 Dec 2011 / 0 notes

Ya Sonra?

İlk başta sesler yankılanır kulaklarında, gözler birbirleri ile temas kurar. Tenlerin bir birine dokunması yok mu, eller alev gibi yanıyordur. Kokular karışmaya başlar, birden ”biz” olursun. Kollar öyle büyüktür ki; alabildiğine sarar bedenleri. Kanın vücudunda dolaşmasına damarların yetmez, kalbin hiç olmadığı kadar hızlı atmaya başlar. Yattığınız yatak, uzun ve sessiz kumsal olur. Yastıklar ise; palmiye ağaçlarının yaprakları. Tenine dokunmak, nesli tükenmekte olan bir kuşa gösterdiğin şefkat gibidir. İlk öpüşmeler; içtiğin süt gibi tatlı, ama bir o kadarda sıcaktır. İşte böyle seviyoruz, ya sonra? 

Cepliadam

2 Dec 2011 / 0 notes